MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuğun, abisi ... ile iştirak halinde üzerine atılı suçu işlediğinin kabul edildiği olayda, suça sürüklenen çocuk hakkındaki yargılamanın yaş küçüklüğü nedeniyle ayrı yürütüldüğü anlaşılmış ise de; Uyap sistemi üzerinden yapılan kontrolde sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararının, Dairemizin 26.01.2016 tarih, 2015/21234 Esas ve 2016/1758 Karar sayılı ilamıyla dosyaların birlikte görülmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu ve sanık ... hakkında bozma sonrası yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuk hakkındaki dosyanın dönüşünün beklendiği anlaşılmakla, birleştirme olanağının halen bulunması halinde, açılan davaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, yakalama emri ile başka mahkemede savunmasının aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
3) .... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapora göre; suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi ve hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) .... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapora göre; suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, fikri içtima kuralları gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nin 87/1-c-d maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılması,
5) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
6) Yine kabul ve uygulamaya göre, suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, hükmolunan "3 yıl 9 ay" hapis cezası üzerinden TCK'nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın "3 yıl 1 ay 15 gün" yerine "2 yıl 13 ay 15 gün" olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy