MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık hakkında 08/03/2012 tarih ve 2011/704 Esas, 2012/153 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanık yokluğunda verildiği ve gerekçeli kararın sanığa tebliğe çıkarılması üzerine tebliğin aynı konutta birlikte oturur şerhi ile birlikte 30/03/2012 tarihinde eşi olan mağdura tebliğ edildiği, bu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 39. maddesine göre usulsüz olması karşısında geçersiz bulunduğu ve bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği gözetilmeksizin denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2) Sanığın soruşturma aşamasında mağdurun tartışma sırasında kendisine küfür ettiğini belirtmesi karşısında sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3)Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/02/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.