MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdur ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce 09.03.2012 tarihinde düzenlenen raporda sol frontal sinüs ön duvarında çökme kırığı olduğu, kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını orta (2) derece etkileyeceğinin belirtilmesi ve raporun adli tıp uygulamalarına uygun olması karşısında tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı Kanun'un 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olmasına rağmen, temel ceza üzerinden 87/3. maddesine göre 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereği işlenen fiilin ağırlığı ile orantılılık ilkesine aykırı şekilde cezanın (1/3) oranında artırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında sabıkasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu göz önünde bulundurularak tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” biçimindeki düzenleme karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğuran karma bir yapıya sahip olması gözetildiğinde, kanun değişikliği öncesi dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca lehe değerlendirme yapılması gerektiği, suça sürüklenen çocuk hakkındaki yargılama konusu suç tarihinin 22.12.2011 olduğu, sanığın adli sicil kaydında görülen ilk suça ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 23.06.2011 tarihinde kesinleştiği, 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş bir suç olduğu cihetle, suç tarihi itibari ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir hal olmadığı, sonradan yapılan yasal değişikliğin suça sürüklenen çocuk aleyhine yorumlanamayacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy