MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'nün yokluğunda verilen kararın 16.01.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 20. maddesine aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğu, sanığa 11.02.2015 tarihinde usulüne uygun olarak yapılan tebliğ üzerine, sanık müdafiin 13.02.2015 tarihinde kararı yasal süresi içinde temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin 29.01.2013 tarih, 2011/19549 Esas - 2013/3765 Karar sayılı bozma ilamından önce sanıkların neticeten "5 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; söz konusu kararın yanlızca sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde; bozma ilamından sonra kurulan hükümde, sanıkların neticeten "1 yıl 3 ay" hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakları ihlal edilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasından sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm yalnızca sanıklar tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, sanıkların neticeten ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına," şeklinde fıkranın eklenmesi suretiyle hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.