MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın 21/04/2015 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre sadece hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı Kanun'un 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olmasına rağmen, temel ceza üzerinden 87/3. maddesine göre 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereği işlenen fiilin ağırlığı ile orantılılık ilkesine aykırı şekilde cezanın (1/3) oranında artırılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2) Eylemin silahtan sayılan taşla işlendiği kabul edilmesine karşın, TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince sanığın cezasında artırım yapılmayarak, sanığa eksik ceza tayini,
3) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
4) Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.