MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun, kovuşturma aşamasında alınan 31/10/2008 tarihli savunmasında, şikayetçinin kafasına meyve kasası ile vurduğunu beyan etmesi ve şikayetçinin adli raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nin 86/1, 86/3.e, 87/3 maddeleri kapsamında kalıp, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu, şikayetçinin silahla kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, suç tarihi dikkate alınarak 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi hükmü uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile değişikliğinden önceki ve sonraki haline göre denetime olanak verecek şekilde, ayrı ayrı somut olaya dair uygulanması hükmün gerekçesinde gösterilip, lehe yasa karşılaştırması bu şekilde yapıldıktan sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Suça sürüklenen çocuğun, 31/10/2008 tarihli beyanında, eylemini TCK'nin 6/1-f.4 maddesine göre, silahtan sayılan meyve kasası ile işlediğini beyan ettiği halde, cezasında TCK'nin 86/3.e maddesine göre arttırım yapılayarak eksik ceza tayin edilmesi,
3) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1), orta (2-3) ağır (4-5-6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2'ye kadar artırımının öngörülmüş olması karşısında, şikayetçinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/2 oranında arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
4) İlk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi sebebiyle, TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, suça sürüklenen çocuk hakkında (1/3) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme aykırı BOZULMASINA, 12/02/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.