MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın vekili aracılığıyla verdiği, 11/02/2015 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme isteminde de bulunduğu, temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK'nin 42/1. maddesi gereğince Yargıtay’a ait olması nedeni ile, sanığın eski hale getirme istemini içeren 11/02/2015 tarihli dilekçesi üzerine yerel mahkemece verilen 11/02/2015 eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın savunmasının alındığı celsede bildirdiği adrese yapılan gerekçeli karar tebliğinde, tebligatın beraber yaşadığı yeğenine tebliğ edildiği belirtilmiş ise de; sanığın dilekçesi ekinde sunduğu evraktan ve jandarma aracılığıyla yaptırılan araştırmadan, sanık ve yeğeni olduğu belirtilen ....'un farklı adreslerde yaşadığı, bu haliyle tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında silahla basit kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık hakkında silahla yüzde sabit iz oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi sebebiyle, TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, sanık hakkında (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanığın cezasında, TCK'nin 62. maddesine göre indirim yapılırken, sonuç cezanın “2 yıl 1 ay” yerine “2 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezası olarak hesaplanması sureti ile fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, C harfli hükmün TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin 6 numaralı fıkrasından “15 gün” ifadesinin çıkarılması sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/02/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.