MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurun tüm aşamalarda kendisini bıçaklayanın sanık olduğunu beyan etmesi ve soruştuma aşamasında resimlerinden sanığı açıkca teşhis etmesi, sanığın soruşturma aşamasında mağduru bıçakladığını ikrar etmesi ve 30/01/2015 tarihli kolluk tutanağında Lüftücan Akgül isimli şahsın vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine dair tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve gerekçede tekerrüre esas olarak gösterilen iki ilamdan Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/19 esas 2008/169 karar Karar sayılı ilamının sanığın çocukken işlediği bir suça ilişkin olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkûmiyet hükümlerinde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmından "2005/19 esas 2008/169 karar sayılı ilamı ve aynı mahkemenin.." cümlesinin ve "denetim süresinin 1 yıl olarak tespitine" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.