MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında ...’ı yaralama eyleminden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında ...’u yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
a) Yaralama eyleminin şikayetçide, TCK'nin 87. maddesi kapsamında birden fazla sonucu aynı anda oluşturması durumunda sanığa verilen cezanın TCK'nin 87. maddeye göre ancak bir kez artırılabileceği, bu durumun temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan ayrılma nedeni yapılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın cezasında TCK’nin 87/3. maddesi gereğince kemik kırığı nedeniyle ayrıca artırım yapılması,
b) Sanığın eylemi sonucu şikayetçinin hem yaşamını tehlikeye sokacak şekilde hem de kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, iki nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Eylemin sopa ile gerçekleştirildiği anlaşılmakla; TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince sanığın cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
e) Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.