MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerel Mahkemece Dairemizin 08/07/2014 gün ve 2014/17456 Esas - 2014/27727 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verilerek Dairemize gönderilmekle, dosya görüşüldü:
Dairemizin 08/07/2014 gün ve 2014/17456 Esas – 2014/27727 Karar sayılı bozma kararına karşı mahkemece direnme kararı verildiği, 02/12/2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nin 307. maddesinin üçüncü fıkrasının değişik ikinci cümlesi gereği direnme kararının öncelikle Dairemizce incelenmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yerel mahkemenin direnme nedenleri yerinde görülerek KABULÜNE,
2- Dairemizin 08/07/2014 gün ve 2014/17456 Esas – 2014/27727 Karar sayılı Karar sayılı (2) numaralı bozma kararının KALDIRILMASINA,
a) Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yöntemine uygun şekilde tebliğ edilen kararın hüküm fıkrasında, Anayasanın 40, 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddeleri uyarınca kanun yoluna başvuru süresinin belirtilmesine ve gerekçeli kararın 08/01/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 19/01/2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin istem gibi REDDİNE,
b) Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi gereğince TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezasının uygulanması zorunluluğuna neden olarak gösterilen ve tekerrüre esas kabul edilen Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2010 tarihinde yerine getirilmiş, 15/10/2009 tarihinde kesinleşmiş, 29/12/2006 tarih ve 2005/450 Esas – 2006/842 Karar sayılı ilamına konu suçun elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu olduğu, hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 Sayılı kanunun 82. maddesi ile "elektrik hırsızlığı" eyleminin "karşılıksız yararlanma" suçuna dönüştürülmesi karşısında, 6352 sayılı Kanunun 84. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nin 168/5. maddesi gözetilmesi gerektiği, anılan ilamın gerekçe bölümünde, sanığın kaçak elektrik bedelinin tamamını iddianame tarihinden önce müdahil kuruma ödediğinin belirtildiği ve sanığın adli sicil kaydından da sonuç ceza olarak verilen adli para cezasının yerine getirildiğinin de anlaşılması karşısında, anılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, bu haliyle tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanığın TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy