MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında, katılanlar ... ve ...’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Sanık hakkında katılan ...’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak; katılanın aşamalardaki anlatımları ve söz konusu anlatımları destekleyen adli muayene raporu içeriği dikkate alındığında mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; olay günü sanık ve katılanlar .... ve ....arasında çıkan tartışma sonucu sanığın, her iki katılanı da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, tarafların ayrılmalarının ardından, aynı gün ..... ve ..... ile tekrar karşılaştıklarında sanığın, bu kez demir sopa kullanarak kasten yaralama suçlarını işlediği dikkate alındığında, sanığın her iki eylemi arasında geçen süre nedeniyle yenilenen kastla farklı bir kasten yaralama suçunu işlemesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın, eylemlerinin birlikte işlendiği kabul edilemeyeceğinden ve katılanlar .... ve....’e karşı TCK’nin 86/2. hükmü kapsamında kaldığı kabul edilen olayda uzlaşma usulünün uygulanmadığı anlaşıldığından, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre sanık ile katılanlar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
b) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Giresun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/01/2014 tarih ve 2013/305 (E) ve 2014/40 (K) sayılı ilamına konu 5237 sayılı TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, böylelikle birlikte işlenen ve aynı ilam ile sanığın mahkumiyetine karar verilen TCK’nin 86/2. hükmü kapsamında kalan kasten yaralama suçunun da uzlaşma usulü uygulanabilecek bir suç haline geldiği anlaşılmış olmakla, TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında, katılanlar ..., ... ve ...’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Giresun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/01/2014 tarih ve 2013/305 (E) ve 2014/40 (K) sayılı ilamına konu 5237 sayılı TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, böylelikle birlikte işlenen ve aynı ilam ile sanığın mahkumiyetine karar verilen TCK’nin 86/2. hükmü kapsamında kalan kasten yaralama suçunun da uzlaşma usulü uygulanabilecek bir suç haline geldiği anlaşılmış olmakla, TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
b) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy