MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak ve sanığın beyanı alınarak CMK'nin 231/11. maddesine uygun olarak hükmün aynen açıklanması gerektiği ancak mahkemece duruşma açılmasına rağmen sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan yazılı şekilde sanığın beyanı alınmadan karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan kavgada, her iki tarafın da yaralanmış olması ve dosya kapsamındaki delillerden kavgaya hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca tayin edilen cezanın yarısına kadar artırılması gerekirken, yasaya aykırı olarak oran belirtilmeden kemik kırığı nedeniyle cezanın takdiren 4 ay artırılmasına karar verilmesi,
4) Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Kabule göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddeleri gereği hükmolunan 1 yıl 10 ay hapis cezasından TCK'nin 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken ''1 yıl 6 ay 10 gün'' yerine hesap hatası yapılarak ''18 ay 10 gün'' hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 07/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy