MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın katılanı cep telefonu ile yaraladığı olayda, suçta kullanılan cep telefonunun fiilen saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile, doğurduğu sonuç itibariyle fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 6. maddesinin 1/f-4. bendi kapsamına giren silah niteliğinde olduğu, bu nedenle sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
2) Sanığın katılanı duyu ya da organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve vücutta kemik kırığına neden olacak nitelikte yaraladığı olayda, sadece en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı sorumlu tutulup birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri ile belirlenen cezanın TCK'nin 87/2-b maddesi ile iki kat arttırılması, bulunan cezanın 8 yıldan az olması halinde TCK'nin 87/2-b-son maddesi gereğince 8 yıla çıkartılması ve daha sonraki indirimlerin de bu ceza üzerinden yapılması yerine yazılı şekilde uygulama ile sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Sanık hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren TCK'nin 87/2-b maddeleri uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca da ayrıca artırım yapılması,
4) Tarafların kuyumculuk yaptığı ve suç tarihinde sanığın aralarındaki anlaşmaya aykırı ve düşük ücretle alım yaptığını öğrenen komşu iş yeri sahibi Korhan’la bu nedenle çıkan tartışmanın kavgaya döndüğü olaya ayırma amaçlı olarak müdahale eden katılanın sanığın Korhan’a doğru fırlattığı cep telefonunun suça konu iş yerinde bulunan vitrinin köşesine çarparak sekmesi sonucu yaralandığı anlaşılmakla sanık lehine katılandan kaynaklanan haksız tahrik nedeni sayılabilecek bir eylem bulunmadığı ve ayrıca Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarih ve 2013/441 Esas- 2014/123 sayılı kararı gereğince sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi gereğince olası kast hükümleri uygulanması nedeniyle uygulama imkanı bulunmadığı halde, sanığın cezasından ayrıca haksız tahrik nedeniyle TCK'nin 29. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
5) Sanığın TCK'nin 86/1, 87/2-b, son, 87/3, 21/2 ve 29/1. maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK'nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası yapılarak 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası yerine 1 yıl 3 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy