MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tarafların aşamalardaki beyanlarına göre, aralarında eskiye dayalı husumet nedeniyle çıkan tartışma üzerine gerçekleştiği anlaşılan olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2002 gün ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 sayılı Kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda sanık lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.03.2013 T, 2012/1093 E., 2013/310 K. sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nin 86/2. hükmü uyarınca doğrudan ve netice olarak 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, miktar itibariyle kesin nitelikteki adli para cezalarının tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın tekerrüre esas başkaca mahkumiyetinin de bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında daha önceden verilen kesin nitelikteki adli para cezası nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması,
3) Anayasa Mahkemesinin, TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy