MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin süre tutum dilekçesinin "sanık müdafii" sıfatıyla verilmekle katılan sıfatıyla temyiz talebinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin “itiraz” olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar .... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
a) Sanık .... yönünden yapılan incelemede;
aa) Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralama eylemine dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az 6 aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan alınması gerekirken, olay tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 03.09.2010 tarihli genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, katılanın tüm tedavi belgeleri ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre yeniden raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de ;
bb) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
cc) Anayasa Mahkemesinin 4.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce “16.05.2016” tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nin 64. maddesi uyarınca düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.03.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy