MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu, bu nedenle cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 15.03.2017 tarihli rapor içeriğine göre; mağdurun sol elindeki kırığın olay tarihi olan 15.05.2011 tarihinden önceki bir zamanda meydana geldiği sebebiyle 15.05.2011 tarihli olayla bir illiyetinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında, mağdurdaki yaralanmanın kemik kırığı oluşacak şekilde olmadığıda göz önünde bulundurularak olayla ilgili mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği ile ilgili rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2) Mağdurun silahtan sayılan bira şişesi ile yaralandığının, 15.05.2011 tarihli olay yeri tespit tutanağı ve mağdurun beyanı ile uyumlu doktor raporu uyarınca sabit olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy