MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın yaralamadan mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın tekme ve yumrukla, kimliği belirlenemeyen kişinin ise kavga sırasında mağdurun işyerinden aldığı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan fırça sapı ile mağduru yaralamış olmalarına göre; mağdurdan fırça sapı ile vurulma esnasında sanığın da kendisine vurup vurmadığının sorulmasının ardından sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın savunmasında kız arkadaşı ... ile parkta otururken mağdur ve beraberindekilerin kız arkadaşına yönelik sözler söylemeleri üzerine aralarında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve karşılıklı birbirlerini yaraladıklarını bildirmesine göre; ...'ın tanık olarak beyanının alınmasının ardından sanık lehine TCK'nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması yerine ilk kavgadan sonraki aşamada gerçekleşen “sanık ve arkadaşlarının toplu olarak müştekinin iş yerine gelmeleri” şeklindeki yetersiz gerekçe ile sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulanmasının yer olmadığına karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy