MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık aleyhine olan bozma ilamına karşı sanığa diyecekleri sorulmaksızın sanık müdafiinin beyanları ile yetinilmesi suretiyle hüküm kurularak 1412 sayılı CMUK'un 326/2. maddesinde yer alan “Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan emredici kurala aykırı davranılması,
2) Katılan vekilinin bozmadan sonraki aşamada da davayı takip ettiği anlaşılmakla, karar tarihi itibari ile bozma öncesi hükmolunan vekalet ücretine nazaran oluşan farkın sanıktan alınarak katılana verilmesinin uygun olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy