MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkındaki hükümler miktar itibariyle kesin nitelikte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarih ve 2013/8-113 Esas - 2014/120 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kesin nitelikte olan adli para cezalarına ayrıca TCK'nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle, kesin nitelikteki hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi gereğince TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde doğrudan adli para cezası tercih edilerek hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin sadece hapis cezasına mahkumiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeden, sonuç olarak adli para cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, TCK'nin 58, 5275 sayılı Kanun'un 106. ve 108. maddelerine aykırı olarak, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
c) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy