MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesine göre bir hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükme ilişkin 20.10.2017 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma ilamı öncesi sanık hakkında 1 yıl 13 ay 25 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma üzerine verilen kararda sanık hakkında neticeten 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümde TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın neticeten 1 yıl 13 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy