MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat, HAGB, Ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan sanıklar ... ve ... haklarında birbirlerine karşı işledikleri “Kasten Yaralama” suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, temyizen incelenmeyen dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Katılan sanıklar ... ve ... haklarında “Hakaret” suçundan verilen “Ceza Verilmesine Yer Olmadığı” kararları ile katılan sanık ... hakkında “Tehdit” suçundan verilen “Beraat” kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık ... ile katılan sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3)Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Taraflar arasında yaşanan olaya ilişkin görgü tanığının bulunmadığı, sanık ...’ın, aksi kanıtlamayan savunmalarında, “katılan sanık ... ve kardeşi tarafından yolunun kesildiğini, ilk önce onlar tarafından kendisine saldırı gerçekleştirildiği”ni; katılan sanık ...’ın ise “kendi köylerine ait merada izinsiz hayvan otlatan ...’ı uyarmaları üzerine olayın meydana geldiği”ni iddia etmesi karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanmasıyla 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... ile katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy