MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur ... hakkında düzenlenen 11.04.2015 tarihli adli rapor içeriği incelendiğinde, birden çok yerinde çok sayıda yaralanması olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre sanık ile mağdurun karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın, babası olan mağdurun annesine devamlı kötü muamelede bulunması nedeniyle suç tarihinde aralarında tartışma çıktığını savunması karşısında, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy