MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İhbara konu .... 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.03.2015 tarih, 2014/315 Esas - 2015/212 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK'nin 106/1-2. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin (3) numaralı bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulu'nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde gerekçesiz karar verilerek 5271 sayılı CMK'nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
2)Beyanı hükme esas alınan tanık ...'ın kollukta olayın sıcağı sıcağına verdiği 16.07.2009 tarihli ifadesinde, sanığın, sopa ile müştekinin kafasına vurduğunu belirtmiş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, suçun TCK’nin 6/1-f hükmü kapsamında silahtan sayılan sopa ile işlenmiş olması nedeniyle aynı Kanunun 86/3-e hükmü gereğince (½) oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
4)Haksız tahrik oluşturan eylemin, müştekinin, sanığın kolundan tutup ''öyle ise, sen gel'' demesinden ibaret olduğunun kabulü karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, cezanın (3/4) oranında indirilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 08.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy