MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında katılan ...'e yönelik olası kast ile yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın cezasından olası kast nedeniyle indirim uygulanırken uygulanan kanun maddesi 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi olarak hükümde gösterilmemiş ise de, bu husus mahallinde hükme ilavesi mümkün bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, katılanı hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından ve sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmemiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Müşteki Göksal hakkında düzenlenen....Devlet Hastanesi'nin 04.03.2009 tarihli geçici raporunda müştekinin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildiği halde, ....Devlet Hastanesi'nin 04.05.2009 tarihli kati raporunda müştekinin yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtildiği ancak yaşamını tehlikeye sokan bulgunun raporda açıkça belirtilmediği, raporlar arasında çelişki mevcut olduğu ve kati raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, müştekinin yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, müştekinin yaralanmasının niteliği hakkında ayrıntılı rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükmün gerekçesinde olayın oluş anına ilişkin CD kayıtlarının bulunduğu belirtildiği halde, buna ilişkin CD ya da görüntü kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
c) Sanığın, müştekiyi hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy