MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün CMK'nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için sanığın, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile duruşmaya çağrılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde, her ne kadar sanığın bilinen son adresine tebligat çıkmış ise de; yokluğunda karar verilebileceği meşruhatının bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
2) Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanun'un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan mağdurun kendisine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği anlaşıldığından, mağdurun bu koşulları taşıyıp taşımadığı, ayrıca mağdurun özel güvenlik görevlisi sıfatını taşımasa bile çalıştığı işyeri ve hukuki statüsüne göre TCK'nin 6/c maddesi kapsamında kamu görevlisi sayılıp sayılmayacağı araştırılmaksızın eksik inceleme ile sanık hakkında TCK'nin 86/3-c maddesinin uygulanması,
3) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, daha vahim olaylarda uygulama olanağı bulunan (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
4) 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesine göre, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi,
5) Sanık hakkında hüküm kurulurken kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında TCK'nin 50/1-a maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy