MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar ile müşteki arasında sanık ...’ın müştekinin kızını kaçırmasından ötürü husumet bulunan ve suç tarihinde müştekinin sanık ... ile karşılaştığı, sanık ...'ın olay yerinden kaçarak durumu babası olan sanık ...'ye anlattığı, sanık ...'nin motosikletle müştekinin yanına giderek motosikleti üzerinde bulunan sopa ile müşteki ... saldırdığı, yine sanık ...'ın sonradan koşarak gelip kavgaya karıştığı olaya ilişkin olarak, kabulün de bu yönde olmasına karşın sanık ...’nin tamamlanmış kasten yaralama suçundan sorumlu tutularak 5237 sayılı TCK'nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilerek TCK'nin 35/1-2 maddesi gereğince sanığın cezasından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından ve sanık ...'nin tekerrüre esas alınan ilamına konu TCK'nin 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmış ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.