Kasten yaralama suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 21/2, 35, 62/1. ve 52/2. maddeleri uyarınca 360,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2016 tarihli ve 2015/425 esas, 2016/322 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 21/2, 35, 62/1. ve 52/2. maddeleri uyarınca 360,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2017 tarihli ve 2017/311 esas, 2017/903 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 23.01.2018 tarih ve 2018/270 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.02.2018 tarih ve 2018/9746 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; somut olayda sanık ...'ın, suç tarihinde kullanmakta olduğu aracı ile geldiği benzin istasyonundaki akaryakıt pompalarına çarptıktan sonra, olay yerinden kaçmasını engellemek amacıyla aracın sol ön şoför kapısına gelerek kendisini tutmaya çalışan müştekiye rağmen aracı durdurmaksızın sürmeye devam ederek müştekiyi yaralamaya çalışması şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; eylemin olası kastla işlendiği ve teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13/12/2007 tarihli ve 2007/3780 esas, 2007/9301 karar sayılı ilamında “Yaralamada olası kast ile teşebbüs hükümlerinin birlikte uygulanamayacağı, yaralanmayan mağdura karşı eyleminden beraat kararı verilmesi gerektiği” şeklinde belirtildiği üzere, yaralamaya teşebbüs suçundan sanığın beraati yerine, teşebbüs aşamasında kalan eylemin olası kast ile işlediğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2017 tarihli ve 2017/311 esas, 2017/903 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında şikayetçiyi olası kastla yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy