MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa verilen cezanın türüne ve miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin .....Hastanesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan rapor içeriğinin yetersiz nitelikte olup, kendi içerisinde çeliştiği ve Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, katılanın tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın aşamalarda alınan istikrarlı savunmalarında, katılanın olay öncesinde ve olay günü eşini rahatsız edip, yine olay günü kendisine küfür ettiğini iddia etmesi ve katılanın da soruşturma aşamasında alınan beyanında kısmen bu iddiayı doğrulamakla birlikte, mahkemede tamamen inkar ederek, soruşturma aşamasında alınan ifadesinin isteği dışında alındığını, ifadesini alan polis memurunun sanığın kardeşi olmasından şüphelendiğini ileri sürdüğü de dikkate alınarak, katılanın 27.01.2015 tarihli ifade tutanağında isimleri yer alan ve sanıkla aynı soyadını taşıyan polis memuru Mehmet Aslan ile Bilal Kavak'ın, katılanın iddiası doğrultusunda beyanlarının alınması ve yine soruşturma aşamasında beyanlarına başvurulan ve olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanıklar ... ve Muhammed Emin Arıkök'ün kovuşturma aşamasında dinlenilmeleri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile sanık hakkında TCK'nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
4) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
5) TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri gereğince tayin edilen "2 yıl 12 ay" hapis cezasının "5 yıla" çıkartılması sırasında TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy