Yaralama suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62/1 ve 52/1-2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2016/79 Esas, 2017/115 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 23.01.2018 tarih ve 2017/9621 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.02.2018 tarih ve 2018/10577 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki sanık ...’ın 14/06/2016 tarihli celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve 07/06/2016 tarihli celsede de sanığın da hakkında şikayetten vazgeçme olursa kabul etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73/4-6 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2016/79 Esas, 2017/115 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK' nin 223/8. maddesi gereğince mağdur ...’ın şikayeti söz konusu olmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy