Kasten yaralama suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/1-2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/303 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.02.2018 tarih ve 2017/11818 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.02.2018 tarih ve 2018/10556 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın bahse konu eylemini 08/05/2015 tarihinde boşanmış olduğu eski eşi mağdur ...'a karşı gerçekleştirdiği, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 21/09/2016 tarihli ve 2016/14961-14962 sayılı raporu ile mağdurun yaralanmasının basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu ve mağdurun sanık hakkında şikayetçi olmadığı anlaşılmakla, kasten yaralama suçunun bu haliyle soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, dolayısıyla 5237 sayılı Kanunun 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre vazgeçmenin kabul edilmemesi halinde davaya devam edilip, suçun sübutu kabul edilirse düşme, kabul edilmemesi halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/303 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK' nin 223/8. maddesi gereğince mağdur ...’ın şikayeti söz konusu olmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.