MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 12.09.2017 tarihli bozma ilamı sanık lehine olduğundan, kendisine çağrı kağıdı tebliğ edilemeyen sanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesinde 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesine aykırılık görülmediğinden, tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın mağdur ...’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde; sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e, 29, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca verilen sonuç cezasının adli para cezası olup, TCK’nin 51. maddesinin uygulanması yasal olarak mümkün bulunmadığından, sanığın mağdur ...’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde de; sanık hakkında CMK’nin 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilirken, yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaatin oluşmadığı gerekçesinin belirtilmesi nedeniyle, TCK’nin 51. maddesinin uygulanmasına ilişkin subjektif koşulun da gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın mağdur ...’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA, 30.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy