Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tabi tutulmasına dair İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 19/02/2014 tarihli ve 2010/433 Esas, 2014/62 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 31/3, 62/1 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 4.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 27/10/2016 tarihli ve 2016/348 Esas, 2016/625 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 06.02.2018 tarih ve 2017/3974 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.02.2018 tarih ve 2018/11386 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Dosya kapsamında bulunan nüfiıs kaydına göre 05/05/1995 doğumlu suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği 12/07/2009 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu halde, hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanunun 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, amlan Kanun’un 31/3. maddesine göre 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayininde,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 12/06/2014 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 25/08/2015 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 12/06/2014 tarihi ile ikinci suçun işlendiği 25/08/2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı ve ikinci suçun işlendiği tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hükmün açıklandığı 27/10/2016 tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, kamu davasımn düşürülmesine karar verilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 27/10/2016 tarihli ve 2016/348 Esas, 2016/625 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının CMUK'un 322/1. ve CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy