Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/11/2017 tarihli ve 2017/15879 soruşturma, 2017/4054 Esas ve 2017/3186 sayılı iddianamenin iadesine dair Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2017 tarihli ve 2017/650 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2017 tarihli ve 2017/1001 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 16.02.2018 tarih ve 2017/13058 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.02.2018 tarih ve 2018/15209 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2017 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı bulunan kasten yaralama suçunun şikayete tabi olması nedeniyle uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın iddianame düzenlenemeyeceğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun kayden 27/05/2004 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Isparta Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 01/11/2017 tarihli ve 2017/364 sayılı raporu ile üzerine atılı suç bakımından hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun bildirildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Yaş Küçüklüğü” başlıklı 31/2. maddesinin, “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur...” şeklinde olduğu, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk hakkında hapis yahut adli para cezasına mahkumiyetin olanaklı olmadığı ve sadece çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilebileceği, bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde düzenlenen uzlaştırma kurumunun güvenlik tedbirlerinin değil, ceza mahkumiyetinin alternatifi olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2017 tarihli ve 2017/1001 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy