Müşteki sanık ...'a yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme, müşteki ...'a yönelik mala zarar verme suçlarından müşteki sanık ...; müşteki sanık ...'a yönelik kasten yaralama, müşteki ...'a yönelik mala zarar verme suçlarından müşteki sanık ...; müşteki sanıklar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı ikişer kez kasten yaralama suçundan müşteki sanık ...; müşteki sanıklar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı ikişer kez kasten yaralama, müşteki sanık ...'a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından müşteki sanık ... haklarında yapılan yargılama sonucunda, uzlaştırma raporuna göre uzlaşmanın sağlandığı anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2 ve 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 254. maddeleri gereğince davanın uzlaşma nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine dair Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarihli ve 2016/90 Esas, 2017/331 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.01.2018 tarih ve 2017/11253 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarih ve 2018/2700 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde yapılan değişiklik öncesinde de, bahse konu Kanunun 253/1 -b-1. fıkrasında yer alan hüküm gereğince, 5237 sayılı Kanunun 86. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanunun 86/3. madde ve fıkrasında yer alan nitelikli hallerin gerçekleşmiş olması halinde uzlaştırma kapsamında bulunmadığı, keza anılan Kanunun 253/3-2. cümlesinde yer alan uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin hüküm yönünden de 6763 sayılı Kanun ile bir değişiklik yapılmamış olması nazara alındığında, müşteki sanıkların işlemiş oldukları iddia edilen nitelikli kasten yaralama suçları ile müşteki sanık ...'ın diğer müşteki sanık ...'a yönelik uzlaştırma kapsamına girmeyen kasten yaralama suçu ile birlikte işlediği iddia olunan mala zarar verme suçunun, yine müşteki sanık ...'un diğer müşteki sanık ...'a yönelik uzlaştırma kapsamına girmeyen kasten yaralama suçu ile birlikte işlediği iddia olunan tehdit ve hakaret suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gibi, dosya arasında mevcut olan uzlaştırma raporunun yargılama konusu dosya ile bağlantılı olduğu düşünülen suça sürüklenen çocuk ...'ın üzerine atılı bulunan tehdit, hakaret, mala zarar verme ve basit yaralama suçlarına ilişkin olduğu, bu haliyle müşteki sanıklar ... ve ...'ın müşteki ...'a yönelik uzlaştırma kapsamında bulunan mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunun 254.maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, müşteki sanıkların uzlaştırma kapsamında bulunmayan diğer suçları yönünden ise yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı davaların düşürülmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarihli ve 2016/90 Esas, 2017/331 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy