MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanık hakkında dava konusu suç ile ilgili olarak daha önce CMK'nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılıp hükmün açıklanmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş ise de; temyize konu olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin 2010/51 Esas - 2010/93 Karar sayılı ilamı ile sanığa HAGB kararı verildiği, kararın 10.05.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 03.07.2014 tarihinde kasten yaralamaya ilişkin suç işlediğinden, mahkememizin 26.03.2015 tarih ve 2015/31 Esas - 2015/181 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmü verildiği, verilen bu kararın da 28.04.2015 tarihinde kesinleştiği, CMK.'nun 231. maddesi gereğince önceki ilamın aynen açıklanmasına karar verileceği gözetildiğinde suç tarihinden sonra 5560 sayılı Kanun gereğince yapılacak değerlendirmede sanığın TCK'nin 86/1. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası, TCK.'nun 86/3-a. gereği 1/2 oranında cezası artırılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası, TCK.'nun 87/3. maddesi gereği takdiren 1/9 oranında artırım ile 1 yıl 8 ay hapis cezası verileceği, bu nedenle değişiklik öncesinin sanık lehine olduğu görülmekle, önceki ilamın aynen açıklanmasına, sanığın geçmişteki hali, verilen denetim süresinde atılı eylemin ika edilmesi ve ileride tekrar suç
işlemekten çekineceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5271 sayılı CMK'nin 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sair hususlar hüküm fıkrasında açıklandığı üzere aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçe ile Anayasa'nın 141/3. ve 5271 sayılı 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2) Sanık hakkında, mahkemenin 14.11.2017 tarih ve 2006/381 Esas- 2007/358 Karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nin 87/3, 62 maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezasına hükmolunduğu, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine CMK'nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile Dairemizin 23.11.2009 tarih ve 2009/19515 Esas - 2009/21018 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün hapis cezası olarak açıklandığı anlaşılmış ise de; Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih, 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle, sanık hakkında verilen adli para cezasına dair mahkumiyetin korunması gerektiği gözetilmeden hapis cezasına hükmolunması,
3) Kabule göre; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 05.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy