Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2 (iki kez), 86/3-e (iki kez), 43/1-2, 35, 62/1 (iki kez) ve 52/2 (iki kez) maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası ve 960,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2014/420 Esas, 2017/598 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.02.2018 tarih ve 2017/12994 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2018 tarih ve 2018/17522 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde müşteki ...'u silahtan sayılan sopa ile kolundan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralamasını müteakip, müştekiler ... ve ...'un olay yerinden uzaklaştığı, ancak sanığın ikametinden aldığı ele geçirilemeyen silah ile müştekileri yakalayarak üzerlerine doğru birden fazla ateş etmek suretiyle kasten yaralamaya teşebbüs ettiği iddia ve kabul edilen somut olayda, sanığın müştekilere ele geçirilemeyen silah ile ateş etmesi eylemine ilişkin olarak zincirleme kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde yer alan “(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, ... ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, dosya kapsamına göre sanığın suç tarihinde adı geçen iki müştekiye karşı gerçekleştirdiği kasten yaralamaya teşebbüs eylemlerinin ayrı suç teşkil edeceği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanunun 43/1-2. maddesindeki zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle yazılı şekilde ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2014/420 Esas, 2017/598 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın silahla yaralamaya teşebbüs suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezasında (½) artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 35. maddesi gereğince cezasında (3/4) indirim yapılarak 45 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında (1/6) indirim yapılarak 37 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 52/2. maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 740 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy