Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2017 tarihli ve 2016/395 Esas, 2017/295 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.02.2018 tarih ve 2017/7934 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2018 tarih ve 2018/17541 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2017 tarihli kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle, anılan Mahkemece verilen ilamın bütün neticeleriyle ortadan kaldırılmasına dair 03/07/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde ele geçirilemeyen ve silahtan sayılan hortum ile vurmak suretiyle Bozüyük Devlet Hastanesinden alınan 03/10/2016 tarihli kati rapora göre kardeşi mağdur ...'ı burunda kırık oluşturan ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyen şekilde yaraladığı iddia edilen somut olayda, mağdurdaki yaralanmanın kemik kırığına neden olduğu tespit edildiği halde, temel cezanın 5237 sayılı Kanunun 86/1. maddesi yerine TCK'nin 86/2. maddesine göre belirlenmesi ve aynı Kanun'un 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılmayıp eksik ceza tayin edilmesinde,
Kabule göre de;
Mağdurdaki yaralanmanın kardeşi sanık tarafından silahtan sayılan hortumla işlendiğinin kabulü halinde, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanunun 86/2. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2017 tarihli kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle, anılan Mahkemece verilen ilamın bütün neticeleriyle ortadan kaldırılmasına dair 03/07/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Adalet Bakanlığının kanun yararına
bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2017 tarihli ve 2016/395 Esas, 2017/295 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.