Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca iki kez 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan Tufanbeyli Sulh Ceza Mahkemesinin 01/11/2013 tarihli ve 2012/78 Esas, 2013/138 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresinde yeni suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca iki kez 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ve 2017/123 Esas, 2017/165 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.02.2018 tarih ve 2018/92 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2018 tarih ve 2018/18755 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanunun 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçların üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, anılan Kanunun 254. maddesine göre öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ve 2017/123 Esas, 2017/165 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy