Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nın, 5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2014 tarihli ve 2013/1061 Esas, 2014/361 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/136 Esas, 2017/585 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.02.2018 tarih ve 2018/382 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2018 tarih ve 2018/18687 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan belirlenen 10 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde,
2) 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanunun 86/1 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçların üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, anılan Kanunun 254. maddesine göre öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur ... hakkında Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 23.12.2016 tarihli raporda; yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 86/2, 86/3-e, 31/3, 62 maddelerinden uygulama yapılması gerekmesine karşın, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 31/3, 62. maddeleri gereğince uygulama yapılarak fazla ceza tayini hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy