Müessir fiil suçlarından sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/2,456/4, 457/1 (2 kez), 51/1 (2 kez) ve 59/2 (2 kez), maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 409,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sincan (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2008 tarihli ve 2005/192 Esas, 2008/385 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanması ile 765 sayılı Kanunun 456/2, 456/4, 457/1 (2 kez), 51/1 (2 kez) ve 59/2 (2 kez), maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 409,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/426 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.03.2018 tarih ve 2018/1281 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2018 tarih ve 2018/21215 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Suç tarihinin 17/04/2005 olduğu ve yargılama konusu müessir fiil suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık uzatılmış dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 10/04/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10/08/2008 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 30/10/2009 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünün de kesinleşmiş olmasına nazaran önceki hükmün açıklanması gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 14/04/2015 itibari ile dava zamanaşımının dolmuş olduğu anlaşılmakla, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında ...’ı yaralama eyleminden cezalandırılması için açılan kamu davasının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarih, 2017/14092 Esas, 2017/14929 sayılı ilamı ile zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle CMK’nin 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında Uğur’u yaralama eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/426 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'un 322/1. ve CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.