MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetlere dair
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin Dairemizin 06.02.2018 tarih ve 2017/4942 Esas - 2018/1378 Karar sayılı ONAMA kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.03.2018 tarih, 3-2015/27706 sayılı itiraznamesi ile;
“CMK'nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK'nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da sanık ...'nun, müştekilere karşı işlediği zincirleme biçimde hakaret suçu ile müştekilere karşı işlediği zincirleme biçimde tehdit suçunun uzlaşma kapsamına girdiğinden, sanık ... ile müştekiler arasında zincirleme biçimde hakaret ve zincirleme biçimde tehdit suçları açısından 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, bu nedenle “hükmün müştekilere yönelik zincirleme biçimde hakaret ve zincirleme biçimde tehdit suçları açısından uzlaştırma işleminin yapılması amacıyla bozulması” gerekirken, bu suçlar yönünden onama kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle Özel Dairece, sanık ... hakkında müştekilere yönelik zincirleme biçimde hakaret ve zincirleme biçimde tehdit suçlarından kurulan hükümlerin "ayrı ayrı BOZULMASINA" karar verilmesi gerekirken, "ONANMASINA" karar verilmesinin isabetli olmadığı kanaatine varıldığı” ve “Sanık hakkında, müştekilere yönelik zincirleme
biçimde tehdit ve hakaret suçlarının uzlaşmaya tabi olması nedeniyle CMK'nin 253-254. maddelerindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekmesi nedeniyle sanık hakkındaki zincirleme biçimde hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin ayrı ayrı BOZULMASINA" karar verilmesi gerektiğinden bahisle ONAMA kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASI gerektiği belirtilmek suretiyle Dairemizin ONAMA kararının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında mağdur annesi Aynur’a yönelik 5237 sayılı TCK’nin 86/2 ve 3-a,e maddeleri uyarınca kasten yaralama suçundan, müşteki ...’e yönelik ise TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve sanığın bu suçlar nedeniyle mahkumiyetine dair karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsamına girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın mağdur ve müştekilere yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinin CMK'nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma kapsamında olmadığı ve bu nedenle Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen 26.03.2018 tarih, 3-2015/27706 sayılı itirazının REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin Dairemizin 06.02.2018 tarih ve 2017/4942 Esas - 2018/1378 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 17.04.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ:
CMK'nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK'nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından,
-2-
yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da sanığın tehdit ve hakaret eylemlerinin uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri ve 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilerek önceki onama kararının kaldırılması ve "hükmün bozulması"na karar verilmesi gerekirken itirazın reddine kararı veren çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
...
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi
(Muhalif)