Basit kasten yaralama suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 86/3-e, 62 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 4.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesi gereğince adli para cezasının ertelenmesine dair Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2016/266 Esas, 2017/308 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.03.2018 tarih ve 2018/3009 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2018 tarih ve 2018/22434 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Dosya kapsamına göre, sanığın oğlu olan mağduru silahtan sayılan ve ele geçirilemeyen plastik su borusu ile yaraladığı kabul edilen olayda, 5237 sayılı Kanunun 86. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (e) bentlerine göre iki kez artırım yapılmış ise de, kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanunun 86/3. maddesindeki nitelikli hallerin olayda birden fazlasının gerçekleşmesi durumunda, her bir nitelikli hal için ayrı ayrı artırım yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, anılan Kanunun 86/2. maddesine göre temel cezanın belirlenmesinden sonra, 86/3-a ve 86/3-e maddelerine göre ayrı ayrı artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki 51. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2016/266 Esas, 2017/308 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, kanun yararına bozmanın 2 no’lu bozma nedeni yönünden aleyhe sonuç doğurmamasına, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-a-e maddesi gereğince cezasında (½) artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında (1/6) indirim yapılarak 150 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 52/2.maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy