Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2 ve 106/1-2. maddeleri uyarınca 4 ay ve 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Çorlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2013/1045 Esas, 2014/424 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle uyarlama kararı verilmesi ve infazın durdurulması talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ilişkin Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2017 tarihli ve 2013/18 Esas, 2014/37 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/93 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 28.03.2018 tarih ve 2017/13293 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2018 tarih ve 2018/31266 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, anılan suçların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişiklik yapılmasından önceki haline göre de uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma evresinde şüpheli ve mağdura usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmadığı gibi kovuşturma evresinde de uzlaşma teklifi yapılmadığı cihetle, 5271 sayılı Kanunun 253 ve 254. maddelerinde 6763 sayılı Kanunda yapılan değişiklik de nazara alınarak, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 86. maddesinde düzenlenen yaralama suçu ve TCK’nin 106/1-2. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değiştirilmeden önceki haline göre de uzlaşma kapsamında olup, anılan Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu, bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda soruşturma aşamasında mağdur ... ’a Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaşma teklifinde bulunulduğu ve mağdurun uzlaşmayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 23.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy