Kasten yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52. (3'er kez) maddeleri uyarınca üç kez 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir (kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/10/2011 tarihli ve 2011/1016 Esas, 2011/1125 sayılı kararına Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın kızı olan Gizem Adıgüzel’e yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle açılmış bir kamu davası bulunmamasına rağmen bu hususta hüküm kurulduğundan bahisle yapılan itirazın kabulüne, anılan karardan mağdur Gizem Adıgüzel’e yönelik eylem nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının çıkartılmasına ilişkin mercii İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/10/2011 tarihli ve 2011/340 değişik iş sayılı kararını takiben anılan mahkemenin 2011/1160 esasına kayden yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 83/3-a, 62/1,52 (2'şer kez) ve 35/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine dair İzmir (kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/12/2011 tarihli ve 2011/1160 Esas, 2011/1459 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.04.2018 tarih ve 2017/9167 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2018 tarih ve 2018/33908 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/10/2011 tarihli ve 2011/1016 Esas, 2011/1125 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca ...’e yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle açılmış bir kamu davası bulunmamasına rağmen bu hususta hüküm kurulduğundan bahisle yapılan itirazın kabulüne karar verildiği, müştekiler ... ve ...’e yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz edilmeden kesinleştiği gözetilmeden bu eylemler nedeniyle yeniden mahkumiyet kararı verilmesinde,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir şeklindeki 51/1. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanıklar hakkında belirlenen adli para cezalarının ertelenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir (kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/12/2011 tarihli ve 2011/1160 Esas, 2011/1459 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, 2 no’lu bozma nedeni yönünden kanun yararına bozmanın aleyhe sonuç doğurmamasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.