Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 29/1, 62/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2017 tarihli ve 2017/303 Esas, 2017/346 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.04.2018 tarih ve 2018/355 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarih ve 2018/34757 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaşma teklif formu düzenlenmediği, sadece sanıkların ifade tutanaklarında uzlaşmak isteyip istemediklerini bildirdiklerinin anlaşıldığı, somut olayda hukuken geçerli bir uzlaştırma teklifinin olmadığı gözetilmeden, karar verilmesinde,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11 -250 Esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanunun 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddi zararın da hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu, manevi zarar ile fazlaya ilişkin maddi zararlar için hukuk mahkemesinde dava açmanın mümkün bulunduğu, kasten yaralama suçunda doğrudan tazmini gereken maddi bir zarar olmaması karşısında, 5271 sayılı Kanunun 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın tazmini şartının somut olayda aranmaması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tebliğnamedeki 1 no’lu bozma nedenine yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 86/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değiştirilmeden önceki haline göre de uzlaşma kapsamında olup, anılan Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu, bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda soruşturma aşamasında sanıklar ..., ’e kolluk tarafından uzlaşma teklifinde bulunulduğu ve sanık ...’ın uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) Tebliğnamedeki 2 no’lu bozma nedenine yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunulmadığı gibi şikayetçilerin şikayetinin devam edip sanıklar tarafından zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 30.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy