Silahla kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tabi tutulmasına dair Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2015 tarihli ve 2014/456 Esas, 2015/98 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanunun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000.00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2017 tarihli ve 2017/414 Esas, 2017/615 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.04.2018 tarih ve 2018/829 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarih ve 2018/34810 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçlan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” şeklindeki düzenleme gereğince suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanunun 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2017 tarihli ve 2017/414 Esas, 2017/615 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy