Kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'in, katılanlar ... ve ...'a karşı yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 29/1, 62/1 ve 52/2. (2'şer kez) maddeleri gereğince 2 defa 2.240,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, katılanların maddi zararları giderilmediğinden hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına yer olmadığına;
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununu 86/2 , 86/3-e, 29/1, 21/2, 62/1 ve 52/2. (2’şer kez) maddeleri gereğince 1.100,00 Türk Lirası ve 2.240,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince 1.100,00 Türk lirası adli para cezasına konu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2.240,00 Türk lirası adli para cezasına konu hükmün ise sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğinden geri bırakılmasına yer olmadığına dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/317 Esas, 2017/191 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/199 D.İş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.04.2018 tarih ve 2018/1505 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2018 tarih ve 2018/37083 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/317 Esas, 2017/191 sayılı kararının incelenmesinde;
1) Katılanlar ... ve ...'ın olay nedeniyle çalışamadıklarından yoksun kalınan kar kapsamında kalan zararlarının olduğunu belirtikleri ancak bu yöne ilişkin ispata elverişli bir hekim raporu da ibraz edememeleri gözetildiğinde, katılanların zarara ilişkin beyanlarından başka bir delil bulunmadığı gibi, söz konusu zararın da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında belirtilen basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zararlardan olup olmadığı tartışılmadan, sanıklar ... ve... yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde,
2) Sanık ...’ın katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul etmediği gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 13/12/2016 tarihli oturumda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık tarafından kabul edildiği nazara alınmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde,
Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/199 D.İş sayılı kararının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61. maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.” ile beşinci fıkrasındaki “Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanık ...’ın katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2. maddesindeki temel ceza belirlenip, suçun nitelikli halini düzenleyen 86/3-e maddesinden artırım yapıldıktan sonra, 21/1. maddesinde düzenlenen olası kast hükümleri, 29. maddesindeki haksız tahrik hükümleri ve 62. maddesindeki takdiri indirim nedenleri uygulanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, sıraya riayet edilmeksizin haksız tahrik hükümleri uygulandıktan sonra olası kast hükümlerinin uygulandığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/317 Esas, 2017/191 sayılı kararının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanıkların katılanlara yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden oldukları; bununla ilgili katılanlar tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunulmadığı, katılanların şikayetlerinin devam edip sanıklar tarafından zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/199 D.İş sayılı kararının incelenmesinde;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/199 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy