Kasten yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17/02/2018 tarihli ve 2017/7044 soruşturma, 2018/996 Esas, 2018/680 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2018 tarihli ve 2018/151 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2018 tarihli ve 2018/109 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.04.2018 tarih ve 2018/5342 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2018 tarih ve 2018/37021 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, “Sanık hakkında mağdurun yaralanmasına ilişkin TCK'nin 86 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş, ayrıntılı adli rapor alınmaksızın suçun subutuna esas teşkil eden ve suçun subutuna mutlak surette etki edecek delil niteliği taşıyan deliller toplanmadan...” gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanunun 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanunun 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanunun 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, yargılama aşamasında davayı gören mahkeme tarafından yeni rapor alınabileceği gibi raporun yeterli bulunmaması veya geçici raporda belirtilen eksikliğin ikmal edilmesine karar verilmesi halinde yetkili kurumdan tekrar rapor aldırılabileceği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında mağdurun kesin raporunun aldırılmamasının yer almadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2018 tarihli ve 2018/109 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy