Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/11/2008 tarihli ve 2007/725 Esas, 2008/1063 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/03/2017 tarihli ve 2016/73 Esas, 2017/190 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığının 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine suçun daha önceden de uzlaşma kapsamında olduğundan bahisle talebin reddine ilişkin Gaziosmanpaşa 9. Asliye Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve 2016/73 Esas, 2017/190 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.05.2018 tarih ve 2018/4011 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarih ve 2018/39876 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılan suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişiklik yapılmasından önceki haline göre de uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma evresinde şüpheli ve mağdura usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmadığı gibi kovuşturma evresinde de uzlaşma teklifi yapılmadığı cihetle, 5271 sayılı Kanunun 253 ve 254. maddelerinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik de nazara alınarak, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, talebin kabulü yerine reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 86/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değiştirilmeden önceki haline göre de uzlaşma kapsamında olup, anılan Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu, bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda soruşturma aşamasında katılan ... (...)’e Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaşma teklifinde bulunulduğu ve katılanın uzlaşmayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 30.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy