Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2017 tarihli ve 2016/943 Esas, 2017/562 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 02.05.2018 tarih ve 2018/1948 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2018 tarih ve 2018/38000 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların adli para cezası olması ve sabıka kayıtlarının da bulunmaması karşısında, 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca, sanıklar hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmamasında,
2) Sanık ... hakkında 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümde, sanığın sabıkasız geçmişi, kişilik özellikleri itibariyle yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, aynı olay içerisinde katılan ...'a yönelik yaralama suçundan kurulan hükümde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurutmayarak çelişkiye düşülmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanıkların katılan ...’a yönelik eylemleri neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden oldukları; bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunmadıkları, katılanın şikayetinin devam edip, olay nedeniyle dört ay gibi bir süre çalışamadığını, maddi zararının olduğunu ve zararının giderilmediğini beyan ettiği, sanıklar tarafından katılanın zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, mahkemenin de hükmün gerekçesinde katılanın maddi zararının giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğinin belirtildiği, bu nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun şekli suç olduğu ve suçun işlenmesiyle herhangi bir maddi zarar doğmadığı bu nedenle bu suça ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmekle bir çelişki oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 06.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy